Her Şeyin Teorisyeni Stephen Hawking ve Ölümsüzlük

0 116

Dünya Pi Günü ve ünlü fizikçi Albert Einstein’ın da doğum günü olan 14 Mart’ta, 76 yaşında hayatını kaybeden ünlü teorisyen ve fizikçi Stephen Hawking’in ölüm ve ölümsüzlük üzerine olan düşüncelerini mercek altına aldık. Stephen Hawking ve ölümsüzlük…

76 yıllık, zor ama başarılarla dolu, rasyonel ama bir o kadar romantik; bilim dünyasının da magazinin de medyanın da büyük ilgisini çeken bir hayat yaşayan Hawking’in ölümü tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Peki dünyada çığır açan teorilerin sahibi olan ve her söylediğiyle bilim dünyasının büyük saygınlığını kazanan Hawking’in ‘ölüm’ ve ‘ölümsüzlük’ anlayışı nasıldı?

”Yaşamın olduğu yerde umut da vardır.”


“Bir kurbanın, eğer ki istiyorsa, kendi yaşamına son verme hakkı olmalıdır. Ancak bence bu büyük bir hatadır. Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman yapabileceğiniz bir şeyler vardır. Mutlaka başarabileceğiniz bir şeyler vardır. Yaşamın olduğu yerde, umut da vardır.”

Ünlü fizikçi için, yaşam oldukça değerli bir süreci ifade ediyordu. 21 yaşında 2 yıl yaşama ihtimali olduğu söylenen bir gencin, dünyanın en tanınır zihni olması da yaşam olduğu sürece umudun var olduğunu adeta kanıtlıyor. Ölüm de yaşam da gerçekti ancak yaşam, içinde çok fazla olasılığı ve umudu barındırdığı için hep daha değerliydi.

Beyin bilgisayar gibi bir program

İlginizi Çekebilir
1 - 2

“Bence beyin bilgisayar gibi bir program. Dolayısıyla teoride beyni bilgisayara kopyalamak mümkün. Bu sayede bedenen öldükten sonra bile bir yaşam formu oluşturulabilir. Ancak şu anki imkanlarla bunu gerçekleştirmemiz mümkün değil.”

Ölümsüzlük hiçbir zaman rafa kalkan bir ihtimal olmadı Hawking için. Sadece bunun biçimi tahmin edildiği gibi bir sonsuz yaşamdan farklıydı. Tanrı gibi bir sonsuz yaşamdan daha çok, bir düşüncenin ve zihnin aktif olarak devam etmesi de bir ölümsüzlüktü. Sürekli üreten bir zihin ölümsüzlüğe çok iyi bir örnek olabilirdi. Belki de olacaktır.

Engelli bir yaşam ve ölümsüzlük


Hayatının büyük bir kısmını engelli olarak geçiren ünlü teorisyen, beynin varlığını sürdürdükçe yaşamın da devam ettiğini söyleyerek, kendi hayatına da ciddi bir gönderme yapmıştı. Çünkü ona göre yaşam düşüncelerle ve fikirlerle de pekala devam edebilirdi. Fiziksel yıpranma olmadan bir ölümsüzlük fikrinden söz etmiyordu elbette.

“Eğer biz de bilim insanlarının anladığı şekilde nükleer savaşın ve bunun getireceği yıkımın etkilerini görebilirsek, insanoğlunun eylemlerinin ve teknolojinin de bir şekilde iklim değişikliğine neden olduğunu, belki de sonsuza kadar dünya üzerindeki yaşamı etkilediğini öğreniriz. Biz dünyada yaşayan insanlar, bilgilerimizi, deneyimlerimizi paylaşmakla yükümlüyüz.”

Ölümsüzlük ya da yaşamına son vermeye kişinin karar vermesi durumu, sadece bulunduğu evreni anlamlandırmak adına kazanılmaya çalışan bir zamanı işaret ediyordu.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaşımınız için teşekkür ederiz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için kişisel veri politikamız doğrultusunda çerezler kullanıyoruz. Sitemize giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Çerezler ve politikamız hakkında daha fazla bilgi alın. Kabul Ediyorum Daha fazlası

Ayrılmadan,Takip Edin!

Takip ederek özgün içeriklerimizden anında haberdar olun....
close-link

Bilgiyi Paylaşın!

Bu içeriği paylaşarak daha çok kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz :)
close-link