Elektrik Şirketi Mağduru Tüketici Kime Güvensin.?

0 132

Bir ilimizin kırsalında sadece tarımsal üretim sezonunda kullanılan bir köy evinde ödenmemiş bir fatura için dağıtım şirketi, yönetmelik gereği ikinci bir ihbarname bırakması gerektiği halde ikinci bir ihbarname bırakmadan hatta elektriği kesmeden, kestiğini iddia ederek ödenmemiş faturadan sonraki tüketimlere kaçak elektrik tarifesi uygulamış.

            Tüketicinin elektriğinin kesilmediği ve usulsüz elektrik kullanmadığı yönündeki itirazlarını araştırmaya bile gerek görmeden; tüketicinin elektriğini kesip diğer taraftan tüketici hakkında yasal takip başlatınca tüketici haklı olarak hakkını, Tüketici Hakem Heyetinde aramış!

            Tüketici Hakem Heyeti 23.10.2017tarihli tüketici başvurusu ile ilgili dağıtım şirketinden savunma istemiş ve ilginç olan da dağıtım şirketi ifadesinde;

            “Elektriğin fiili olarak kesildiğinin ispatı yerine (dağıtım şirketinin iddia ettiği zaman diliminde elektriğin kesilip kesilmediği de akıllı sayaç bilgisinde kayıtlıdır.) açma-kesme ve diğer bildirimlerin yerinde el terminali cihazı ile yapıldığını” ifade ederek bir çeşit fiili elektrik kesmediğini itiraf etmiştir.

            Tüketici Hakem Heyeti ise 21.02.2018tarihli kararında, dağıtım şirketinin haksız uygulaması neticesinde; mağdur olan tüketiciden tahsil edilen 772,75 Tl.nin 15 gün içerisinde tüketiciye iadesinde karar vermiş! Bu kararı taraflara tebliğ etmiş olmasına rağmen, ilgili dağıtım şirketi dokuz aydır bu yükümlülüğünü yerine getirilmemiştir.

            Peki, bir dağıtım şirketi nasıl olurda Tüketici Hakem Heyetinin kararını uygulamaz veya Tüketici Mahkemesine itirazda bulunmaz. Nasıl olur veya hangi makama güvenerek kendi kurumsal yapısını hukuk üstü görüp keyfi uygulamaları yapabilir?

            Konunun kamu otoritesi olan EPDK ve Enerji Bakanlığının bile; altı sıfırlı fatura şikâyetlerine bile üç yıldır duyarsız kalıp ilgilenmediği, mahkeme kararlarının uygulanmadığı bu durumda tüketici kime güvensin.

            Buradaki sorunun kaynağı, şirket çalışanlarının alt kademesinden başlayıp, Kamu idaresinin en üst makamına kadar uzanan bir aldatma zinciri operasyonu mu?, Şirket üst yönetiminden alt kademelere doğru yapılan daha çok gelir getirme baskısı mı; veya bunların dışında kamu idaresinin taraflardan birinin koruma kollama operasyonu mu olduğu netleşirse doğru teşhis konulmuş olur.

Coşkun Tezel

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaşımınız için teşekkür ederiz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için kişisel veri politikamız doğrultusunda çerezler kullanıyoruz. Sitemize giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Çerezler ve politikamız hakkında daha fazla bilgi alın. Kabul Ediyorum Daha fazlası